Anasayfa
21 Ekim 2019 ( 1824 izlenme )

Bakan Gül iki gün önce ne dedi, bugün Gültan Kışanak'a hangi yasak geldi?

Adalet Bakanı Abdülhamit Gül'ün, 19 Ekim'de, "Amacımız tutuklu ve hükümlülere kitaplar sağlayıp onları okumaya teşvik etmek" demesinden sadece iki gün sonra, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi eski Eş Başkanı Gültan Kışanak'a kitap yasağı getirildi. Gül ise, gazetece Emin Çölaşan'a verdiği demeçte, "Bizim de Bakanlık olarak bütün amacımız tutuklu ve hükümlülere kitaplar sağlayıp onları okumaya teşvik etmektir. Bu konuda çalışmalarımız var.

Örneğin Aliağa Cezaevi kütüphanesinde 4900 kitap olduğunu öğrendim. Sözünü ettiğiniz kampanya konusunda arkadaşlarıma talimat veririm, bu işin nasıl yapılacağını belirlesinler" ifadelerini kullanmıştı. Bu ifadelerle çelişen yasak ise, Kışanak'ın Mezopotamya Ajansı'na görderdiği, kendisine kitap yasağı getirildiğini belirttiği mektupla ortaya çıktı. Kandıra 1 Nolu F Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan Kışanak, karşı karşıya kaldığı hak ihlaline dair, cezaevi idaresi tarafından Yeni Yaşam gazetesinin kendilerine verilmediğini ve hukuki yöntemlere başvurmalarına rağmen sonuç alamadıklarını belirtti. Gazetenin bayide olmadığı için verilmediğinin kendilerine söylendiğini kaydeden Kışanak, “Bu kadar saçmalıkla uğraşmaktan bıktık” ifadelerini kullandı.

Kışanak yasaklara dair mektubunda şu ifadelere yer verdi:

"Cezaevi Gözlem Kurulu, dışarıdan kargo ile gönderilen ya da ziyaretçilerimizin yatırdığı hiçbir kitap, dergi (süreli-süresiz) artık vermeme kararı aldı. Bu karar bize tebliğ edildi. İnfaz Hakimliği’ne itiraz ettim, bakalım ne zaman karar verecek. Bu durumda sadece ücretini cezaevi emanet para hesabında bulunan paramızdan ödemek koşuluyla, cezaevi idaresi aracılığıyla kitap-dergi alabileceğiz. Kitap yasağı felaket bir durum. ‘Kitabı ancak paran varsa alabilirsin’ diyen bir karar. Kitap bir ticari mal değildir, tüketim ürünü değildir. Kitap zenginlerin alıp, süs olsun diye bir kenara bırakacağı bir eşya değildir. Aynı kitap elden ele binlerce kişi tarafından okunabilir. ‘Parası olmayan kitap okumasın’ demek nasıl bir mantığın ürünü, gerçekten anlamakta zorluk çekiyorum. Tüm bunları idarenin istediğimiz kitapları alacağını varsayarak, yazıyorum. İşin birde bu yanı var. ‘İstediğin kitabı bulamadım’ diyerek, parasını verdiğin istediğin kitapları okumamızı engellemeleri işten değil. Yeni Yaşam’da olduğu gibi günlük gazeteyi bile alamıyoruz."

Bunlar da İlginizi Çekebilir